Mesleğe Yeni Başlayan Avukatlara En Önemli 20 Tavsiye
- avyalcinsahin
- 14 Tem
- 4 dakikada okunur
(Bilgiden Çok Alışkanlık Kazandıran Bir Rehber)
Fakültede hukuk öğrenirsiniz; avukatlığı ise dosya takip ederek, hata yaparak, insan tanıyarak ve her gün kendinizi geliştirerek öğrenirsiniz. Başarılı avukatları diğerlerinden ayıran en önemli özellik, daha fazla kanun bilmeleri değil; zamanı, insan ilişkilerini ve riski daha iyi yönetmeleridir. Aşağıdaki tavsiyelerin ortak paydası, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.34'te ifadesini bulan özen ve doğruluk yükümlülüğüdür.
1. Dosyayı Müvekkilden Değil, Evraktan Öğrenin. Müvekkiller çoğu zaman olayı kendi bakış açısıyla anlatır. İlk görüşmede hiçbir anlatımı kesin doğru kabul etmeyin; dava açmadan önce tüm belgeleri okuyun, kronoloji çıkarın ve dosyayı karşı tarafın gözünden de değerlendirin. İyi avukat müvekkiline inanır; çok iyi avukat önce dosyaya inanır.
2. "Kesin Kazanırız" Demeyin; Beklentiyi Yönetin. Avukatın görevi umut satmak değildir: bilirkişi raporu değişebilir, tanık anlatımları farklılaşabilir, kanun değişebilir. İlk görüşmede davanın güçlü ve zayıf yönlerini, olası süreyi, masrafları, en iyi ve en kötü ihtimali açıkça anlatın. En zor müvekkil en bilgisiz olan değil, beklentisi yanlış yönetilmiş olandır; sürpriz bırakmayın.
3. Telefonlara Dönün. Müvekkil çoğu zaman davayı değil, sessizliği kaybetmekten korkar. Yeni gelişme olmasa bile kısa bir bilgilendirme gönderin: "Dosyanızda bugün yeni bir gelişme olmadı; bir gelişme olduğunda sizi hemen bilgilendireceğim." Bu cümle bile güven oluşturur. Mümkün olduğunca ,email, whatsapp vs... yazışmalarını kullanmaya çalışın. Söz uçar yazı kalır. Özellikle bazı insanlar işine gelmeyen konuşmalarını unutmaya, hatırlamamaya veya tam tersini hatırlamaya! meyillidir. Dikkatli olun.
4. Doğrulamadığınız İçtihadı Yazmayın. Künyesi teyit edilmemiş karar, dilekçenin tamamının güvenilirliğini düşürür; karşı vekilin tek bir "bu karar mevcut değildir" cümlesi yıllarca taşıyacağınız bir etiket bırakabilir. Resmî karar bankalarından esas-karar numarası ve tarih düzeyinde birebir doğrulama, müzakere edilemez bir alışkanlık olmalıdır. Yapay zekâ destekli araştırma çağında bu kuralın önemi azalmamış, artmıştır. Özellikle karşı tarafın sunduğu içtihatların , kanunların veya gerekçelerin tam metnini okumayı , kontrol etmeyi unutmayın. Bazı hallerde kısmi alıntıların aslında kararın veya kanun maddesinin esas demek istediğini yansıtmadığını göreceksiniz.
5. Duruşmaya Dosyayı Hâkimden İyi Bilerek Gidin. Duruşmaya giderken şu üç sorunun cevabını bilin: Bugün mahkemeden ne isteyeceğim? Hâkim bunu neden kabul etsin? Karşı taraf buna ne cevap verecek? Her sayfayı ezberlemeniz gerekmez; ancak hangi delilin nerede olduğu, hangi belgenin hangi iddiayı desteklediği ve hangi tarihin neden önemli olduğu hemen aklınıza gelmelidir. Hazırlık, özgüvenin temelidir. Hatta çok önemli bulduğunuz ve ilk kez duruşmasına gireceğiniz işlerin mahkemelerinde , mahkeme üyelerini, hukuki geçmişlerini, duruşma performanslarını, hukuk anlayışlarını...araştırarak ön bilgi ile işe başlayın.
6. Süreleri Hafızanıza Değil Sisteminize Emanet Edin. Fiziki veya digital takvim kullanmayan avukat bir gün mutlaka süre kaçırır. Elektronik takvim kullanın; her süre için ilk, ikinci ve son uyarı oluşturun. Meslek hayatını bitiren hataların önemli kısmı bilgi eksikliğinden değil, süre kaçırmaktan kaynaklanır ve avukatın hukuki ve disiplin sorumluluğunu doğurur. Hatta kaçırmamanız gereken iş veya duruşmalar için muhakkak bir meslektaşınıza ön bilgi verin. O gün başınıza ne geleceği belli olmaz, tedbirli olun.
7. Her Dosyada Kontrol Listesi Oluşturun. Pilotlar neden kontrol listesi kullanıyorsa avukatlar da aynı nedenle kullanmalıdır: Vekâletname alındı mı? Harç yatırıldı mı? Deliller toplandı mı? Tanık bildirildi mi? Tebligat kontrol edildi mi? Kontrol listesi hata oranını ciddi biçimde azaltır.
8. Karşı Taraf Avukatına Saygı Gösterin. Bugünkü rakibiniz gibi olan kişi yarın dosya arkadaşınız olabilir. Meslektaşa saygı, TBB Meslek Kuralları'nın da gereğidir; duruşmada gerekmedikçe sert olmak sizi güçlü göstermez, nazik olmak hiçbir davayı kaybettirmez.
9. Hâkimi İkna Etmeye Çalışın; Etkilemeye Değil. Mahkemeler uzun konuşmaları değil güçlü gerekçeleri sever. Dilekçede sıra bellidir: olay, delil, hukuk, sonuç. Gereksiz uzunluk ikna gücünü azaltır. Ayrıca, unutmayın duruşmada konuşmalar değil, tutanağa yazdırdıklarınız çoğu zaman çok daha önemli olacaktır.
10. Her Dosyada Önce Süreleri ve Dava Şartlarını Kontrol Edin. Esasa girmeden önce hak düşürücü süre, zamanaşımı, dava şartları, görev ve yetki incelenmelidir. En güçlü dava bile süre geçtiyse kaybedilebilir; usul esastan önce gelir.
11. Kötü Haberi Müvekkilden Gizlemeyin. Olumsuz gelişmeleri ilk siz söyleyin. Müvekkil kötü habere kızabilir; ama başkasından öğrenirse güven tamamen kaybolur.
12. Ücreti En Baştan, Yazılı Konuşun. Para konuşmaktan çekinen avukat sonradan daha büyük sorun yaşar. Avukatlık Kanunu m.163-164 ücret rejiminin çerçevesini çizer; asgari tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz. Yazılı sözleşme yapın, masrafları ayrı gösterin, tahsil planını baştan belirleyin.
13. Sürekli Yazın. Her gün bir karar okuyun, bir dilekçe yazın, bir hukuki değerlendirme hazırlayın. İyi avukatlar önce çok okur, sonra iyi yazar.
14. UYAP'ı ve Teknolojiyi Çok İyi Öğrenin — Ama Son Kontrol Sizde Kalsın. Dosya yönetiminin önemli bölümü artık dijital ortamda yürümektedir; UYAP'ı ve bilgisayarı hızlı ve verimli kullanan avukat zaman kazanır. Şablon kütüphanesi ve yapay zekâ araçları verimi artırır; ancak çıktıyı okumadan imzalayan avukat sorumluluğu devretmiş olmaz. İmza sizinse özen yükümü de sizindir.
15. Her Dosyada "En Kötü Senaryoyu" Yazın. Kendinize sorun: karşı taraf beni nasıl yenerdi veya ben karşı taraf avukatı olsam neler yapardım ...? Bu soru çoğu zaman eksik kalan noktaları görmenizi sağlar.
16. Mesleki İtibarınız En Büyük Sermayenizdir. İnsanlar ilk dosyalarını zekânız nedeniyle, ikinci dosyalarını güvenilirliğiniz nedeniyle getirir. Sır saklama yükümlülüğü (Av.K. m.36) bu itibarın hukuki çekirdeğidir. İtibar yıllarca inşa edilir; birkaç dakikada zedelenebilir.
17. Hayır Demeyi Öğrenin. Her dava alınmaz; avukatın işi reddetme serbestisi kanunla tanınmıştır (Av.K. m.37). Hukuka aykırı talepleri reddedin, gerçek dışı iddiaları dilekçeye yazmayın. olaylara, eylemlere, diyaloglara...fazlaca yer verilen özellikle müvekkilinizin anlatımlarına dayanan dilekçelerde muhakkak müvekkilin olurunu yazılı ve imzalı alın. İlerde ben avukatıma böyle dememiştim...demesin. Kısa vadeli kazanç, uzun vadeli itibarın önüne geçmemelidir.
18. İlk Yıllarda İcra ve Ceza Pratiklerinden Kaçmayın. Bu iki alan, usul refleksini ve duruşma cesaretini başka hiçbir alanın vermediği hızla kazandırır; uzmanlaşma bu temelin üzerine kurulur. Haciz mahallinde ve duruşma salonunda öğrenilenler hiçbir kürsü dersinde öğretilmez.
19. Her Kaybettiğiniz Dosyadan Ders Çıkarın. Kaybedilen dava kötü avukat olduğunuzu göstermez; aynı sebeple ikinci kez kaybetmek ise gelişmediğinizi gösterebilir. Kaldı ki hatalı karar verilmesine sebep olan siz olmayın, yoksa kararın ne olacağı , çoğu zaman zaten sizden kaynaklanmayacaktır. Ancak yine de her dosyadan sonra sorun: Neleri doğru yaptım? Nerede hata yaptım? Bir daha olsa neyi farklı yapardım?.
20. İnsan Kazanın; Dosya Kendiliğinden Gelir. İnsanlar kendilerini dinleyen, dürüst davranan, ulaşılabilir ve güven veren avukatlarla çalışmak ister. Network yani bağlantılardır önemli olan. Bazılarımız çevre , der. Bunu zamanla inşa etmek , kişisel ilişkilere, sosyal ve kültürel yeteneklere de bağlıdır. Ofise veya eve kapanmadan insani ilişkilerinizi geliştirmeye de muhakkak zaman ayırmalısınız. Bilginiz sizi iyi bir hukukçu yapabilir; karakteriniz ise iyi bir avukat yapar.
SON SÖZ
Meslek hayatınız boyunca binlerce dosya göreceksiniz; çoğunun ayrıntısını yıllar sonra hatırlamayacaksınız. Ancak dürüst davrandığınız bir müvekkilin teşekkürünü, zamanında yaptığınız bir uyarının önlediği zararı veya sırf etik davranışınız nedeniyle size yeniden gelen bir müvekkili unutmayacaksınız. Avukatlığın gerçek sermayesi yalnızca hukuk bilgisi değildir: güvenilirlik, hazırlık, disiplin, nezaket ve sürekli öğrenme iradesi, uzun ve saygın bir meslek hayatının en sağlam temelidir.
Not: Bu yazı genel değerlendirme amaçlıdır; meslek kurallarına ilişkin somut tereddütlerde bağlı bulunulan baronun görüşüne başvurulmalıdır.


Yorumlar