top of page
Небоскребы

Yat İnşa ve Refit Sözleşmelerinde Uyuşmazlıklar: Antalya Pratiğinden Notlarla Bir Yol Haritası

avyalcinsahin
22 Tem
5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 Tem

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olup somut olaya ilişkin hukuki değerlendirme için avukata danışılması gerekir.

Giriş

Türkiye, mega yat inşası ve yenileme (refit — kapsamlı bakım/yenileme) sektöründe dünyanın önde gelen merkezlerinden biri hâline gelmiş olup Antalya Serbest Bölgesi, Tuzla ve Bodrum-Yalıkavak hattı bu üretimin ağırlık noktalarını oluşturmaktadır. Yüksek sözleşme bedelleri, uzun imalat süreleri, yabancı unsurlu taraf yapıları ve teknik spesifikasyon yoğunluğu bir araya geldiğinde, yat inşa ve refit sözleşmeleri uyuşmazlık üretmeye son derece elverişli bir zemin oluşturmakta olup uyuşmazlıkların önemli kısmı, sözleşme kurulurken ihmal edilen birkaç standart mekanizmanın yokluğundan doğmaktadır.

I. Sözleşmenin Hukuki Niteliği ve Uygulanacak Hukuk

Türk hukukunda yat inşa sözleşmesi, kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.470 vd. anlamında eser sözleşmesi niteliğinde olup yüklenici (tersane) bir sonuç — sözleşme ve teknik şartnameye uygun teknenin imali ve teslimi — borcu altındadır. Malzemenin ağırlıklı olarak tersane tarafından sağlandığı anahtar teslim projelerde satış unsurlarının da işin içine girdiği karma nitelendirmeler tartışılmakla birlikte, uygulamada ayıp, gecikme ve fesih rejimi büyük ölçüde eser sözleşmesi hükümleri üzerinden yürümektedir. Refit işleri de nitelikleri itibarıyla eser sözleşmesi kapsamındadır.

Yabancı unsur taşıyan sözleşmelerde 5718 sayılı MÖHUK m.24 uyarınca taraflar uygulanacak hukuku seçebilmekte olup uluslararası projelerde İngiliz hukuku seçimi ve buna bağlı tahkim kayıtları yaygındır. Hukuk seçimi yapılmamışsa karakteristik edim borçlusunun — yüklenicinin — işyeri hukuku öne çıkar ki Türk tersanelerinde inşa edilen projelerde bu, çoğu zaman Türk hukukudur. Bu nedenle “standart yabancı form kullandık, Türk hukuku bizi ilgilendirmez” yaklaşımı yanıltıcı olup en azından cebrî icra, ihtiyati haciz (TTK m.1352/1-m: geminin yapımı, yeniden yapımı, onarımı ve donatılmasından doğan alacaklar deniz alacağıdır) ve serbest bölge/gümrük rejimi bakımından Türk hukuku her hâlükârda devrededir.

II. En Sık Uyuşmazlık Kaynakları

1. Gecikme ve teslim tarihi

TBK m.473/1 uyarınca yüklenicinin işe zamanında başlamaması, işi sözleşmeye aykırı olarak geciktirmesi ya da işin öngörülen zamanda bitirilemeyeceğinin açıkça anlaşılması hâlinde iş sahibi, teslim tarihini beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir. Yat projelerinde gecikmenin kaynağı çoğu zaman tek taraflı olmayıp iş sahibinin değişiklik talepleri (change orders — değişiklik emirleri), tedarik zinciri aksamaları ve klas kuruluşu onay süreçleri iç içe geçmektedir. Bu nedenle sözleşmede; (a) izin verilen gecikme (permissible delay) hâllerinin sayılması, (b) değişiklik emirlerinin süreye etkisinin yazılı protokole bağlanması ve (c) gecikme cezasının (günlük/haftalık, üst sınırlı) düzenlenmesi, ileride ispat yükünü dramatik biçimde hafifletmektedir.

2. Ayıp: Muayene ve ihbar disiplini

TBK m.474 uyarınca iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Açık ayıplarda muayene-ihbar külfetinin ihmali, eserin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurur; gizli ayıplarda ise ortaya çıkar çıkmaz bildirim şarttır (TBK m.477). Ayıp hâlinde iş sahibinin seçimlik hakları (TBK m.475); sözleşmeden dönme (eserin reddi), bedelden indirim ve aşırı masraf gerektirmemesi kaydıyla ücretsiz onarım olup ayrıca genel hükümlere göre tazminat istenebilir. Yat teslimlerinde deneme seyri (sea trial) tutanakları, eksik/kusur listeleri (punch list) ve teslim protokolü, muayene-ihbar disiplininin yazılı omurgasını oluşturmakta olup bu belgeler düzenlenmeden yapılan “fiili teslimler” uyuşmazlık hâlinde her iki taraf için de ispat karanlığı yaratmaktadır.

3. Zamanaşımı

TBK m.478 uyarınca yüklenici, ayıplı eserden doğan taleplerde teslimden başlayarak taşınır yapılar bakımından iki yıl, kural olarak taşınmaz yapılarda beş yıl ve ayıbın ağır kusurla gizlenmesi hâlinde eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl süreyle sorumludur. Yatın taşınır niteliği dikkate alındığında iki yıllık sürenin kısalığı, iş sahibi vekilleri bakımından erken ekspertiz ve erken ihbar stratejisini zorunlu kılmaktadır. Bedel alacakları bakımından ise TBK m.147/6 uyarınca beş yıllık zamanaşımı gündeme gelmekte olup her dosyada teslim tarihi, ihbar tarihleri ve dava tarihi kronolojisi ilk iş olarak çıkarılmalıdır.

4. Ödeme kademeleri ve teminat mimarisi

Uygulamada bedel; sözleşme imzası, omurga kızağa konması, tekne kapatma, motor montajı, denize indirme ve teslim gibi kilometre taşlarına (milestone) bağlı kademelerle ödenmekte olup her kademenin objektif teslim kriterine ve bağımsız doğrulamaya (klas/sörveyör onayı) bağlanması gerekmektedir. İş sahibi cephesinde avansların iade garantisi (refund guarantee — banka teminatı) ile güvenceye alınması; tersane cephesinde ise mülkiyetin geçiş anının ve yarı mamul üzerindeki hakların açıkça düzenlenmesi kritik önemdedir. Tersanenin ödenmeyen bedel için elinde tuttuğu fiilî koz — teknenin teslim edilmemesi ve TTK m.1352/1-m kapsamındaki deniz alacağına dayalı ihtiyati haciz imkânı — iş sahibinin ise refund guarantee ve gecikme cezası mekanizmalarıdır; sağlıklı sözleşme, bu iki kozu dengeleyen sözleşmedir. Tersane alacaklarının deniz alacağı niteliği yalnızca Türk hukukuna özgü olmayıp gerek 1952 gerek 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşmelerde tanınmış olduğundan, teslim sonrası yurt dışına çıkan tekne bakımından tersanenin haciz imkânı — geminin uğradığı yabancı limanlar dâhil — uluslararası bir tahsilat aracına dönüşebilmekte; bu da iş sahibi cephesinde bedel uyuşmazlıklarının teslim öncesinde teminatlandırılarak çözülmesini ayrıca önemli kılmaktadır.

5. Alt yüklenici zinciri ve serbest bölge boyutu

Boya, iç mimari, elektronik ve makine işlerinin ayrı alt yüklenicilere verildiği projelerde, ayıbın hangi halkadan kaynaklandığının tespiti başlı başına bir ispat sorunu olup ana sözleşmede alt yüklenici kusurlarından ana yüklenicinin sorumlu olduğunun açıkça yazılması ve geriye dönüş (rücu) hattının belgelenmesi gerekmektedir. Antalya Serbest Bölgesi gibi alanlarda yürütülen projelerde ayrıca 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu rejimi; malzeme giriş-çıkışı, KDV ve gümrük statüsü ile teknenin bölgeden çıkışına ilişkin işlemler bakımından ayrı bir uyum katmanı oluşturmakta olup teslim protokolünün gümrük ve bayrak işlemleriyle senkronize planlanması gerekmektedir.

III. Uyuşmazlık Çözümü: Yetki ve Tahkim Kayıtları

Uluslararası yat inşa formlarında Londra merkezli tahkim (LMAA kuralları) yaygın tercih olup Türk taraflar bakımından İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) kayıtları da giderek artan bir alternatiftir. Tahkim kaydı kaleme alınırken; tahkim yeri, dil, hakem sayısı ve uygulanacak maddi hukukun ayrı ayrı ve çelişkisiz yazılması, “patolojik” kayıt riskini önlemenin asgari şartıdır. Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icrası New York Sözleşmesi ve MÖHUK m.60 vd. tenfiz rejimine tabi olup tenfiz sürecinin zaman maliyeti, teminat mimarisi kurulurken hesaba katılmalıdır. Tahkim kaydının varlığı, TTK m.1353 vd. uyarınca Türk mahkemelerinden geminin ihtiyati haczinin istenmesine engel olmadığından, esasa ilişkin tahkim + geçici koruma için Türk mahkemesi kombinasyonu uygulamada standart stratejidir.

IV. Sözleşme Öncesi Kontrol Listesi

1.          Teknik şartname ve spesifikasyon sözleşmenin eki olarak imzalandı mı; değişiklik emri prosedürü yazılı mı?

2.          Kilometre taşı ödemeleri objektif kriterlere ve bağımsız doğrulamaya bağlandı mı?

3.          Refund guarantee / performans teminatı ve gecikme cezası (üst sınırıyla) düzenlendi mi?

4.          Deneme seyri, eksik listesi ve teslim protokolü şablonları sözleşmeye eklendi mi?

5.          Muayene-ihbar süreleri ile TBK m.478 zamanaşımı takvimi kapanış dosyasına işlendi mi?

6.          Alt yüklenici sorumluluğu ve rücu hattı düzenlendi mi?

7.          Uygulanacak hukuk + tahkim kaydı çelişkisiz mi; geçici hukuki koruma (ihtiyati haciz) senaryosu düşünüldü mü?

8.          Serbest bölge/gümrük ve bayrak işlemleri teslim takvimiyle senkronize mi?

Sonuç

Yat inşa ve refit uyuşmazlıklarının çok büyük bölümü, dava aşamasında değil sözleşme masasında kazanılmakta veya kaybedilmektedir. Eser sözleşmesinin kısa zamanaşımı rejimi, muayene-ihbar külfetleri ve deniz alacağına dayalı ihtiyati haciz imkânı birlikte düşünüldüğünde; hem tersane hem iş sahibi cephesinde başarı, evrak disiplinine, kronoloji yönetimine ve en kötü senaryonun baştan yazılmasına bağlıdır. Sözleşme kurulurken sorulacak doğru soru “her şey yolunda giderse ne olur” değil, “karşı taraf beni nasıl yenebilirdi” sorusudur.

Dayanak mevzuat: 6098 sayılı TBK m.147/6, 470 vd., 473, 474, 475, 477, 478; 6102 sayılı TTK m.1352/1-m, 1353 vd.; 5718 sayılı MÖHUK m.24, 60 vd.; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu; Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi.

Deniz Hukuku Serimizin diğer yazıları:

Türk Limanlarında Gemi ve Yat Haczi: Deniz Alacaklısı ve Donatan İçin İhtiyati Haciz Yol khttps://www.avukatyalcinsahin.com/post/turk-limanlarinda-gemi-ve-yat-haczi-ihtiyati-haciz

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page